27 Haziran 2015 Cumartesi

5.Dalga - Rick Yancey

Kitap Adı: 5.Dalga                                                
Yazar: Rick Yancey
Orijinal Adı: The 5th Wave
Seri Bilgisi: The 5th Wave, #1
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 464
Goodreads Puanı: 4.16

   Puanım:

 



1.Dalga Dünya Karanlığa Gömüldü
2.Dalga Sadece Şanslı Olanlar Kurtuldu
3.Dalga Sadece Şanssız Olanlar Sağ Kaldı
4.Dalga Tek Bir Kural Geçerliydi: Kimseye Güvenme
5.Dalga Artık Kimse Ne Olacağını Bilmiyor

Uğrunda yaşadığımız her şeyi yok ettiler. Şimdi de uğrunda öleceğimiz şeylerin peşindeler!

5. Dalga yaklaşırken tek başına kalmış olan Cassie ıssız bir otobanda onlardan kaçmaktadır. İnsana benzeyen Ötekiler, kırsal alanda karşılarına çıkan herkesi öldürmektedir. Dünya'da hayatta kalan son insanların peşindedirler. Cassie ilk başlarda "hayatta kalmanın tek yolu yalnız kalmaktır" inancına sıkı sıkıya sarılsa da gizemli ve cazibeli Evan Walker'la tanışınca fikri değişecektir. Erkek kardeşini, hatta belki de kendini kurtarabilmesi için Evan onun tek çaresidir. Ancak Cassie bir seçim yapmalıdır: Güven mi, çaresizlik mi? Meydan okumak mı, teslim olmak mı? Hayat mı, ölüm mü? Pes etmek mi, ayağa kalkmak mı?

“Bir gün var oluruz, ertesi günse yok oluruz, mesele ne kadar burada olduğumuz değil, o süre içinde ne yaptığımızdır.”


Uzaylıların işgal ettiği bir dünya düşünün. Ama gerçek uzaylılar değil. Küçük canavarımsı yeşil adamlar değil. Bir gün gökyüzünde bir uzay gemisi beliriyor. İlk başta hiçbir şey olmuyor, hükümet onlarla iletişime geçmeye çalışıyor. Fakat pek de başarılı olamıyorlar. 

Geminin belirişinden yaklaşık 10 gün sonra dünya karanlığa gömülüyor. Önce elektrik kesintisiyle başlıyor. Sonra elektrikle çalışan her şey bozuluyor. Elektrik. İletişim. Ulaşım. 1.Dalga: Işıklar Söner. Dünya Karanlığa Gömüldü.

2.Dalga, tüm kıyı şehirleri tsumani ile yerle bir olur. 2.Dalga: Sular Yükselir. Sadece Şanslı Olanlar Kurtuldu.

3.Dalga ise kuşlar aracılığıyla Kızıl Ölümü getirir. Kuşların yaydığı virüsle salgın başlar ve milyonlarca insan hayata veda eder. 3.Dalga: Salgın. Sadece Şanssız Olanlar Sağ Kaldı.

4.Dalga, insan görünümlü ve Cassie’nin Susturucu dediği uzaylılar insan avına başlar. 4.Dalga: Susturucu. Tek Bir Kural Geçerliydi: Kimseye Güvenme.

Sırada 5.Dalga var. Peki 5.Dalga ne mi? Artık Kimse Ne Olacağını Bilmiyor.

“Hayatta kalan son insansam-ki muhtemelen de öyleydim- mahvolmuştum. Ama eğer öyleysem, türümün sonuncusuysam, insanlık tarihinin son sayfasıysam, hikayenin böyle bitmesine hayatta izin vermeyecektim.  Son kişi olabilirdim ama hala ayaktaydım. Terk edilmiş bir otobanda, ormanda onu bekleyen ve yüzü görünmeyen avcısıyla  yüzleşecek olan kişiydim. Ben ne kaçıyordum ne de saklanıyordum, ben yüzleşiyordum.  Çünkü eğer son kalan bensem, insanlığın ta kendisiydim. Ve eğer bu insanlığın son savaşıysa, onun savaş meydanı da bizzat bendim.”

Tüm bu yaşananlardan sonra hayatta bir başına kalmış olan Cassie hayatta kalan son insan olduğunu düşünmektedir. Otobanda insana benzeyen Ötekilerden kaçarken yakışıklı ve bir o kadar da gizemli Evan Walker’la tanışır. Hayatta kalmanın tek yolunun yalnız kalmak olduğunu düşünse bile Evan’a güvenmek ister. Peki ama dünyada insana benzeyen uzaylılar olduğunu bile bile karşınıza çıkan birisine nasıl güvenebilirsiniz ki?

“Ya önüne çıkan herkesi öldüreceksin ya da herhangi birisi tarafından öldürülmeyi göze alacaksın.”

Kitabın kurgusu müthişti. Kitaba başlamadan önce haliyle beklentim tavandı ve kitap tüm bu beklentimi fazlasıyla karşıladı. Özellikle de yazarın kalemi çok etkileyiciydi. Ben bölümlerin başka birinin ağzıyla okuyacağımızı bilmiyordum o yüzden 2.bölüme geçtiğimde kafam karıştı. Ama sonra olanları anladığımda ağzım açık kaldı. ayrıca kitabın kapağı ve iç tasarımı da çok güzel.

Biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum. Ana karakterimiz Cassie tahmin ettiğimden daha eğlenceli bir kız. Onun bölümlerini okurken çok fazla kahkaha attığımı hatırlıyorum. Mesela ilk bölümde Cassie’nin ağzından bu dalgaları, dalgaların ne yaptıklarını okuyoruz. Başka bir karakterin ağzından okusaydık buralarda büyük ihtimal sıkılırdık ama Cassie’yle bu mümkün değil. Tüm bu olanlara esprili bir yaklaşımı var.

“Ancak hayatta kalan son kişi bensem ve okuyacak kimse kalmadıysa, belki de uzaylılar bunları açıp okurdu. Böylelikle onlar hakkında neler hissettiğimi tam olarak öğrenirlerdi. Eğer siz de uzaylıysanız ve yazdıklarımı okuyorsanız, her ihtimale karşı şunu belirteyim:
CANINIZ CEHENNEME.”

Bir de Evan’ımız var. Onun da bu kadar romantik olabileceğini düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde geri dönüp Evan’ın işaretlediğim sözlerine baktığımda gözümden yaş geldiğini inkar etmeyeceğim.

“Yanlış biliyormuşum,” diye söze devam etti. “Seni bulmadan önce, bu hayatta dayanabilmenin tek yolunun yaşamak için bir şeylere tutunmak olduğunu sanıyordum. Yanılmışım. Meğerse uğrunda ölmeyi göze alabileceğim bir şeyi bulmam gerekiyormuş.”

Bir de Ben karakteri var. Aslında onu da çok sevdim. Bana göre çok güçlü bir karakter. Ben mi Evan mı deseniz bir cevap veremem. Aslında şöyle Ben ile Hileci’yi, Cassie ile de Evan’ı shipliyorum. Umarım yazar seride bir aşk üçgeni yaratmaz. Bunu gerçekten istemiyorum. Bu arada bir de Hileci karakteri var. Onu da çok sevdim.  

“Çok mu fazla umut etmekten bahsettim?” Genç kızın dudağının kenarı titredi.”Belki de umut bizim gizli silahımızdır."

Ayrıca kitabın film hakları da satıldı. Haziran 2016’da filmi çıkacak. Bu yüzden azıcık oyuncu seçimlerinden bahsetmek istiyorum. Cassie’yi Chloe Grace Moretz, Evan'ı Alex Roe, Ben'i ise Nick Robinson canlandıracak. Soruyorum size, Alex Roe’ya kadar başka adam mı bulamadınız? Ben Nick Robinson’ın Evan’ı canlandırmasını isterdim. Alex Roe’nın canlandıracağını öğrendiğimde büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.

Dudakları kirpiklerimi gıdıklarken, "Seni ben kurtarmadım," diye fısıldadı. "Beni sen kurtardın."


    





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder